|
DİSK Genel Sekreteri Musa Çam’ın, Yörsan AŞ’nin, Anayasa ve yasaları hiçe sayarak sendikal haklara saldırmasına ilişkin yaptığı basın açıklaması Yasal haklarını kullandıkları için işçi kıyımı yapan YÖRSAN, verdiği gazete ilanlarıyla da SUÇ işlemektedir! Balıkesir Susurluk’ta bulunan Yörsan Fabrikası’nda işçilerin Tek Gıda-İş Sendikası’na üye olmasının ardından başlayan baskılar artarak sürüyor. Fabrikada sendikaya üye olan işçilerin tamamı işten atıldı. İşveren önce 70 işçiyi işten atmış, bu uygulama işçileri korkutmak yerine sendikalarına daha da sahip çıkmalarını sağlamıştı. İşten atmalar üzerine 230 olan sendikalı işçi sayısı 350’ye yükseldi. Sonra 170’e çıkan atılan işçi sayısı aralık ayının ilk haftasında sendikasızlarla birlikte 375’i buldu. Bunlarla yetinmeyen YÖRSAN Fabrikası Yönetim Kurulu 11 Aralık 2007 tarihli gazetelere Anayasa ve yasalarımız uyarınca cezalandırılmaları için başkaca bir kanıt aratmayacak ölçüde “SUÇ” olan yarım sayfalık bir ilan verdi. Ürünlerini “Amerika’dan Japonya’ya kadar ihraç etmekle” ve “bölgelerinde vergi rekortmeni olmakla” övünen bu firma, işçilerin sendikalaşmasına karşı gösterdiği tavır ve sendikalaşmayı “bir takım faaliyetler” ifadesi ile suçmuş gibi gösterme çabasıyla, çalışanlarının en temel demokratik haklarını gaspettiği için de ne kadar övünse azdır! Ülkemizdeki işsizliği tehdit olarak kullanmaktan hiç çekinmeyen; “huzur içinde çalışmayı” itirazsız itaat olarak gören; “enflasyona karşı ezdirmemeyi”, “ücretleri zamanında ve eksiksiz ödemeyi” zaten doğal olarak uygulanması gerekirken bir meziyetmiş gibi gören ve göstermeye çalışan; “bir takım kişilerin bir takım faaliyetleri” diyerek sendikal örgütlenme hakkını “yasa dışı faaliyet” olarak lanse eden; işçilerini “ispiyonculuk” ve “muhbirliğe” teşvik eden, bütün çalışanlarını tehdit etmekten ve basın yoluyla da suç işlemekten çekinmeyen YÖRSAN Yönetim Kurulu’nu şiddetle kınıyor, böylesi bir fütursuzluğa nasıl sahip olabildiklerini de merak ediyoruz. Anayasamızdan, yasalarımızdan ve uluslararası sözleşmelerden kaynaklanan ve en demokratik, en temel insan haklarından olan sendikalı olma hakkını kullandığı için işten atılan işçileri derhal işe almalarının en doğal, en doğru, en insani, en çağcıl bir davranış olacağını, şimdilik kendilerine hatırlatmakla yetinmek istiyoruz. Sendikal hak ve özgürlükleri tanımayan, her zaman sendikaları ve sendikal faaliyetleri “umacı ve tahripkâr gören, “sonsuz ve vahşi üretim”lerini sürdürmek isteyen 12 Eylül mirasçısı anlayışlar, “vatan-millet” demagojileriyle işçi sınıfının haklı davalarını sürdürmelerini engelleyemeyeceklerini iyi bilmelidirler. |